Erkeklerde İnfertilite (Kısırlık) Sorunları ve Tedavi Yöntemleri

Erkeklerde infertilite sorunları tarih boyunca kadınlara oranla her zaman daha hafife alınan bir konu olmuştur. Gerek ataerkil toplum alışkanlıkları olsun, gerekse kadın üreme fizyolojisinin daha komplike olmasından kaynaklı görüş açıları olsun, çiftlerde yaşanan infertilite sorunlarında ilk akla gelen sorunlar, kadınlarda olabilecek sorunlardır. Aslında işin aslı, infertilite sorunu kadınlarda görüldüğü kadar erkeklerde de görülen bir sorundur ve erkeklerde ve kadınlarda infertilite sorunlarının görülme sıklığı neredeyse eşittir.


Erkeklerin bu konuda bir avantajı vardır çünkü erkeğin üremedeki rolü, sadece üreme hücresi olan sperm hücresini sağlamakla kısıtlıdır. Kadınlarda hem yumurta hücresi bulunmalıdır, hem yumurta hücresinin döllenme sürecindeki hareketliliğini sağlayan fallop tüpleri yapısal ve fonksiyonel olarak sorunsuz olmalıdır, hem de rahim içi fizyolojik ve anatomik yapı gebeliğe uygun olmalıdır. Hal böyle olunca, kadınlarda infertilite sorunlarının anlaşılabilmesi ve tespitinin yapılabilmesi için birçok test ve tetkik gerekebilmektedir. Erkeklerde infertilite sorununun tespiti için sperm analizi (spermiyogram) yaptırmak büyük ölçüde bizlere bir sorun olup olmadığını belirtecektir. Yani her ne kadar da infertilite sorunları kadınlarda ve erkeklerde eşit sıklıklarda görülse de, sorunun tespiti için gerekli test ve tetkikler kadın ve erkekler arasında eşitlik sağlamamaktadır!


Erkeklerde infertilite sorunu olup olmadığının anlaşılması büyük ölçüde spermiyogram testi ile mümkün olsa da, sorunun kaynağının tam olarak ne olduğunu anlamak bazen mümkün olmayabilir. Bazı durumlarda sperm analizi normal gibi görünse de, sperm hücrelerinde genetik hasar olması da mümkün olabilmekte ve bu tür durumlarda sperm için daha ileri tetkikler gerekebilmektedir.


Sperm analizi, kişinin mastürbasyon yolu ile sperm örneği üretmesi ile mümkün olur. Sperm örneği verebilmek için özel bir örnek odası bulunur. Bu odada kişi istediği kadar kalarak örneğini bir kabın içerisine bırakır. Örnek verirken krem veya sabun gibi maddelerin kullanımı sperm hücrelerine zarar verebileceği için bu maddelerin kullanımı uygun olmaz. Örnek vermeden önce 2 ile 5 gün arası cinsel perhiz istenir. Cinsel perhiz, gerek cinsel ilişki gerekse başka bir yöntem ile kişinin boşalmaması anlamına gelir. 2 günün altında veya 5 günün üzerinde olan cinsel perhiz süreleri sperm parametrelerini olumsuz etkileyebileceğinden ötürü cinsel perhiz süresine özen gösterilmelidir. Cinsel perhiz süresi ne kadar uzun olursa o kadar fazla sperm hücresi oluşacağı düşüncesi yanlış bir bilgidir.

Sperm testi analizi sonucunda bakılacak olan parametreler ile doğal yollarla gebelik elde edilip edilemeyeceği ihtimalleri üzerine yorum yapılır. Sperm analizi sonucunda dünya sağlık örgütünün (DSÖ) belirlemiş olduğu kriterlere göre, cinsel birleşme esnasında, sperm hücrelerinin kadının üreme sistemine giriş yaparak yumurta hücresine ulaşması ve yumurta hücresini dölleyebilme kapasitesi hakkında bilgi verecek olan belirli parametrelere bakılır. Sperm hacmi, konsantrasyonu, pH seviyesi, hareketliliği, morfolojik yapısı ve bunlar gibi önemli birkaç özellik göz önünde bulundurularak sperm fonksiyonları hakkında yorumlama yapılabilir. Eğer sperm parametreleri doğal yollarla gebelik elde etmek için istenilen sınırların altında bulunursa, tespit edilen soruna göre bazı takviyeler verilebilir veya yaşam tarzında değişiklikler uygulanarak 3-4 aylık bir süreç sonrasında yeniden test yapılarak değişim olup olmadığı gözlemlenir.

Spermatogenez adı verilen ve sperm üreme ve gelişip olgunlaşma süreçlerini içeren süreç, ortalama olarak 70 gün dolaylarında bir zaman aldığı için, sperm parametrelerinde bir değişiklik görmek ancak 70 gün sonra mümkün olur. Bu yüzden, sperm hücrelerinin fonksiyonlarını artırmak amaçlı yapılan herhangi bir ilaç takviyesi ve yaşam tarzı değişikliği en az 3 aylık bir sürece tabi tutulmalıdır. Örneğin sigara ve alkol tüketiminde kısıtlamaya gitmek, spor salonlarında kullanılan steroidlerin kullanımını bırakmak veya vitamin takviyesi kullanmak gibi davranışsal değişiklikler uygulanacaksa, minimum 3 ay uygulanmalı ve ona göre yeniden test yapılmalıdır. Bazı çiftler tüp bebek tedavisi hazırlığı içerisindeyken birkaç haftalığına davranışlarını değiştirdikleri zaman bir fayda göreceklerini düşünürler fakat işin aslı bu şekilde değildir. Sperm parametrelerine etki etmesi için yapılacak olan her eylem, en az 3 ay boyunca uygulanmalıdır.

Eğer sperm testi yapıldıktan sonra azospermi (yani menide hiç canlı sperm bulunmadığı durum) ortaya çıkarsa, azospermi’nin cinsinin de tanımlanabilmesi önemlidir.


Erkeklerde infertilite sorununu türüne göre iki farklı kategoride incelemek mümkündür:

Obstrüktif Azospermi:

Sperm üretimi mevcuttur fakat sperm hücrelerini dışarıya çıkaran kanallarda bir tıkanıklık veya anatomik bozukluktan dolayı sperm hücreleri dışarıya çıkamamaktadır.

Obstrüktif olmayan Azospermi:

Sperm üretim aşamalarından birinde bir sorun yaşanmaktadır ve yumurtaları dölleyebilecek olgunlukta sperm üretimi mevcut değildir. Bu kategoride birçok farklı seviyede azospermi gözlemlenebilir. Örneğin sperm üretim aşamalarının sadece en son noktasında bir aksaklık mevcutsa, testislerde tam olgunlaşmamış sperm hücresine rastlamak mümkün olabilir. Şayet sperm üretim aşamalarının başlarında aksaklık yaşanıyorsa, olgun veya olgun olmayan sperm hücresine rastlamak mümkün olmayabilir. Aradaki farkı ayırt edebilmek için genellikle testislerden biyopsi alınarak ne tür hücrelerin olduğunu anlamak ve bu doğrultuda bir sonraki aşamayı planlamak önem kazanır.

Obstrüktif azospermi vakalarında basit cerrahi yöntemlerle testislerden sperm hücreleri alınarak tüp bebek tedavilerinde kullanılabilmektedir. Bu cerrahi yöntemler azospermi’nin sebebine ve boyutuna göre değişiklik gösterebilir. Fakat, obstrüktif azospermi vakalarında bu tür müdahaleler ve tüp bebek tedavisi uygulaması ile çözüm bulmak genellikle mümkündür.

Obstrüktif olmayan azospermi vakalarında en önemli aşama biyopsidir. Biyopsi yapılarak testislerde hangi tür hücrelerin bulunduğunu anlamak, bir sonraki aşamayı planlamak için yol göstericidir. Örneğin testislerde olgunlaşmamış, fakat olgunlaşmaya yakın sperm hücresi tespit edilirse, bu hücreler yukarıdaki kategoride olduğu gibi cerrahi yöntemlerle elde edilerek tüp bebek tedavisi esnasında kullanılabilmektedir.


Öte yandan, eğer testislerde sperm üretimi olmadığı tespit edilir fakat sperm’in oluşarak farklılaşmasına müsade edebilecek diğer hücrelerin varlığı tespit edilirse, kök hücre tedavisi planlanarak hastanın kendi yağ dokusundan izole edilecek olan kök hücreler testislerin belirli bölgelerine enjekte edilerek ‘spermatogenez’, yani, sperm üretim sürecinin başlatılması planlanır. Kıbrıs’ta ilk olarak kök hücre yöntemi ile azospermi tedavisi Kıbrıs Tüp Bebek Merkezi ekibi tarafından 2017 yılında başlatılmış ve hala daha sadece Doç. Dr. Savaş Özyiğit ve Kıbrıs Tüp Bebek ekibi tarafından başarı ile uygulanmaktadır.

Şayet biyopsi sonucu testislerde sperm üretiminde rol alan hiçbir hücrenin varlığına rastlanmazsa ve hasta kök hücre tedavisi için uygun bulunmazsa, geriye kalan tek seçenek sperm donasyonu kullanarak tüp bebek tedavisi yaptırmak olacaktır. Sperm donasyonu ile yapılan tüp bebek tedavisinde sperm hücreleri genç ve sağlıklı bir donörden alınarak tüp bebek tedavisi esnasında kullanılır. Merkezimizde kullanılan sperm örnekleri yurt dışındaki sperm bankalarından sertifikalı olarak gelmekte ve gerek sperm örneği, gerekse örneği veren donör gerekli tüm test ve analizlere tabi tutulmaktadır.

Default image
Ahmet Özyiğit, MD, MSc (Klinik Embriyoloji)

2 Comments

  1. İyi günler.Eşim azospermi. Sağ testisi küçülmüş , sol testi boyutu iyi ama İnmemiş. Testisi indirmeye çalışıldı ameliyatla ama olmadı. Mikrotese ameliyat ile sperm aradılar ama bulamadılar. Yapılacak bir şey var mı? Teşekkürler

    • Biyopsi raporu elinizde mevcut ise, onu görerek size yol gösterme şansımız olabilir. Olgun sperm hücresi bulunmamış olabilir, ama olgunlaşmamış germ hücrelerinin olması, kök hücre tedavisi için olumlu bir durumdur. Şayet biyopsi esnasında herhangi olgun veya olgunlaşmamış sperm hücresine rastlanmamışsa, o zaman kök hücre tedavisinin başarılı olabilmesi çok düşük bir ihtimaldir.

Leave a Reply